Geçtiğimiz Kasım’da Ankara’da Çocuk ve Bilgi Güvenliği Kongresi yapılmıştı. Danışmanım Prof. Dr. Kürşat Çağıltay EU Kids projemizin bulgularından bahsetti panellerin birinde. Benim en çok dikkatimi çeken ise hemen hemen her sunumda EU Kids bulgularına yer veriliyor olmasıydı. Yani proje gerçekten çok yaygınlaşmış, bizler bir çok konferansta sunumlarını yaptık, bir kaç kez rapor yayınladık ve Türkiye web sayfasından bir çok bulguyu paylaştık. Ayrıca EU Kids Online projesinin partnerlerini yaptığı farklı yayınlar var, yani bu alanla ilgili az çok çalışma yapan herkes bu projenin farkında. Ama nasıl olduysa EU Kids’in Türkiye’ye ait en temel bulgularını içeren makalemiz yayınlanmakta çok gecikti. Bir kaç kez reddedildi öncelikle ve malesef bana göre reddedilme nedenleri çok anlamlı değildi. Türk hakemlerin her türlü anket için güvenilirlik skorları istemesi ve betimleyici istatistiği yeterince anlamlı bulmaması bu redlerin en önemli sebebiydi.

Öncelikle vurgulamak gerekir ki EU Kids 25 ülkeden 100’ü aşkın araştırmacının bir araya geldiği bir proje, anketin geliştirilme sürecinde uzun bir fikir alışverişi gerçekleşti ve teorik alt yapı tam anlamıyla güvenli internet kullanım alışkanlıklarına tüm yönlerini kapsıyordu. Ankette hem çocuklar hem de o anda yanlarında bulunan bir ebeveynlerine sorulacak sorular mevcuttu. İlk taslak anket geliştirildikten sonra birincisi sadece İngiltere ve ikincisi tüm partner ülkelerde tüm yaş gruplarını kapsayacak şekilde “bilişsel görüşmeler” yapıldı. Bilişsel görüşme (Cognitive interview) kişilerin enstrümandaki ifadeleri yeterince anlayıp anlamadığını, cevaplamakta zorlanıp zorlanmadığını, ifadenin daha anlaşılır nasıl olabileceğini, kişilerin sosyal beğenilirlik hissine kapılıp cevap vereceği türden bir soru olup olmadığını anlamak amacıyla yapılır. Burada anketör direk olarak soruları kişilere sorar ve hem cevabı hem de kişinin tepkilerini not eder, böylelikle enstrüman bir adımda daha şekillenmiş olur. Tüm bunlar yapıldıktan sonra yeniden 500 çocukla 5 ülkede bir pilot çalışma yapıldı ve EU Kids Online anketine  son şekli verildi.

EU Kids Online enstrümanı 200’e yakın soru içeriyor (SPSS dosyasında ise 750’den fazla değişken var, alt sorular nedeniyle) onlarca farklı başlıklar altında ve her birinin ölçtüğü şeyler farklı türden bazılarında süre, bazılarında sıklık ve bazılarında  katılıp katılmama soruluyor. Bu nedenle tam anlamıyla anketti ölçek değil. Yani maddelerin birbiriyle ilişkilerinin  olmasını beklemiyoruz. Bu anlamda bu anketten illa ki bir güvenilirlik skoru beklemek açıkçası ya tüm anketlerin güvenilirlik skoru gerektirdiği düşüncesinden ya da bizim belirttiğimiz enstrümanın nasıl bir anket olduğunu anlatamamış olmaktan kaynaklanabilir.

Hakemlerin reddetmedeki ikinci savunması ise betimleyici bir çalışma olmasıydı. Göz alıcı istatistiksel sonuçlar çekici olabilir ama henüz Türkiye hatta Dünya için yeni olan bir konuda neden betimleyici istatistik göz ardı edilsin? Ebeveynlerin (ankete katılan ebeveynlerin çoğu anne idi) sadece %25’i internet kullanırken çocuklarına internet kullanımında %60lar civarında yardım ettiklerini iddia ediyor olmaları yeterince anlamlı veriler değil mi? Bu sayılardan çıkarım yapmak da çok zor değil açıkçası. Üstelik makalede sorulan soruların büyük çoğunluğu ilk kez araştırmalarda sorulmuş sorular ve cevapları oldukça çarpıcı.

Publishing

Nihayet makalemiz bu argümanları aşarak son gönderdiğimiz Eğitim ve Bilim dergisinde yayınlandı kabul edilişinin üzerinden 15 ay geçtikten sonra… Türkiye’de SCSI dergilerde yayın yapmak çok zor, hele bizim alanda… Aslına bakarsanız Türkçe makale yazıp kendi literatürümüzü geliştirmeyi çok istiyoruz ama bunca emek verdiğimiz şeyleri Türkçe yayınlamakta çok zorlanıyoruz. En kısa zamanda dergi sayısının artması ve daha objektif bir değerlendirme ve yayın sürecine ihtiyacımız var…

Makaleye http://egitimvebilim.ted.org.tr/index.php/EB/article/view/1867  linkinden ulaşabilirsiniz…