Bilenler bilir, Uluslararası Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Sempozyumu (ICITS – International Computer and Instructional Technologies Symposium) bizim alanın ülkemizdeki en önemli sempozyumu haline geldi. Her nedense katılımcıların akademik seviyeden çok sosyal organizasyona odaklandığı ancak en azından BÖTE’nin en önde gelen hocalarının bir araya gelip yüksek lisans öğrencileri ile bilgi paylaşımında bulunduğu sempozyum bu yıl memleketim Gaziantep’teydi.

Uluslararası olmasına rağmen yalnızca bir tane yabancı konuğun varoluşu, açılış, kapanış ve panellerin nerede yapılacağının bilinmemesi, bildiri seçiminde yeterince seçici olunmaması (bu nedenle çok alakasız sunumların da mevcut olması), aynı anda çok fazla oturumun olması ve oturumlardaki sunumların birbirinden çok farklı konular barındırması en göze batan durumlardı. Ayrıca katılımcılardan kaynaklanan sorunlar da vardı: Davetli konuşmacıların hiç birinin gelmemiş olması, pek çok oturumun oturum başkanının katılmaması, , BÖTE bölümlerinin bitmek bilmeyen çilelerine dair panelde katılımcıların çoğunun hazırlıksız olması gibi (hatta “hadi gelin bi panel yapalım havası mı desek acaba :) ). Tüm bunlara rağmen lisans ve yüksek lisans düzeyinde henüz öğrencisi olmayan, ve toplam 3 öğretim üyesi bulunan BÖTE bölümünün iyi bir organizasyon yaptığını düşünüyorum.  Fakültenin diğer bölümlerinden yardımcı olan öğrenciler gerçekten çok özverili davrandılar, 3 hoca tüm katılımcılarla tek tek ilgilendi. Gönderilen sunumların hemen hemen hepsi kabul edilmiş olmasına rağmen, kendi adıma, katıldığım tüm sunumlar gerçekten çok güzeldi, “hep bildiğimiz şeyler” diyerek çıktığım hiç bir sunum olmadı.  Bununla birlikte bir çok katılımcıdan farklı serzenişler duymak mümkündü. Akademik anlamda değilse de sosyal anlamda geçen yıl Elazığ’daki konferansa katılanların beklentisi o kadar yükselmişti ki otogar ya da havalimanından alınmadıkları için şikayet eden katılımcılar gördüm. Amerika’da bir kahve arasında bile içecek sunulmayan konferanslara koşa koşa gidenlerle Türkiye’de akşam yemekleri (hem de çok şık yerlerde) bile katılım ücretine dahil olan konferanslarda bir sosyal organizasyon sorunu olduğunu söyleyenler aynı kişileriz bu arada.  Gündüz sunumlarda gerilmiş olan tüm doktora öğrencileri ve oturumlarda onları asıp kesmiş olan hocalarla,  akşam Sahan’da pisti hınca hınç doldurup gecenin 12’sine kadar karşılıklı oynayanlar da aynı kişilerdi :) .

Konferansın gelecek yıl bizim üniversitemizde yapılacak olması nedeniyle sürekli gözlem halindeydik ve bolca notlar tuttuk. Beklentisi bu kadar yükselmiş bir akademik kitleyi Erzurum’da nasıl tek bir şikayet geride bırakmadan ağırlayıp-uğurlayacağımız konusunda çok kafa yoruyoruz bu sıralar. Şimdiden çalışmalara başladık, konferansın sadece sosyal aktivitelerle akılda kalmaması, akademik olarak da zenginlik katmak ve akılda kalmak için çalışıyoruz. Alanımızın en önemli konferanslarından biri olan AECT’in geleneksel olarak düzenlediği öğretim tasarımı yarışmasını (PacifiCorp) burada yapmak, konferans sırasında eş-zamanlı araştırma yapmak, farklı oturum türleri geliştirmek, paneller için önceden hazırlık yapılmasını sağlamak, bildiriler konusunda yeterince seçici olmak ve oturum başkanlarının muhakkak oturumdaki sunumları önceden incelemesini sağlamak gibi hedeflerimiz var. Ama tabii ki bizim hedeflememiz yetmiyor, konferans katılımcılarının da özveride bulunması gerekiyor bu aşamada. Sosyal aktiviteler bakımından da sadece eğlence değil sportif faaliyetleri de inceliyoruz.   Konferans tarihlerini 6-7-8 Haziran olarak belirledik, zira Eylül sonunda Erzurum havasının sürprizlerle dolu olabileceğini ve dönem öncesinde öğrencileri yeterince toparlayamayacağımızı düşündük. Bir de Tortum şelalesinin en güzel Haziran başında görülebileceğini.

Sempozyum düzenlemek zor iş, neyse ki konferansın yorgunluğunu atabileceğimiz koca bir yaz bizleri bekliyor olacak…